Pek çok onarım için gemiyi sefer dışı bırakmak gerekmez. Seyyar ekipler, liman duruşları ve demirde yapılan işler bile bir geminin bakım listesinin büyük kısmını kapatabilir.
Sefer onarımı ne demektir
Genellikle seyyar ekip olarak adlandırılan sefer onarımı, gemiye bir liman uğrağında, demirde ya da bunker molasında binen bir ekibin, normal kargo operasyonları devam ederken mürettebatla birlikte yaptığı işi ifade eder; geminin bir tersanede sefer dışı kalmasını gerektiren bir iş değildir. Belirleyici özellik, onarım devam ederken geminin kazanmaya devam etmesidir.
Bu, geminin suda kalsa bile sefer programından çıktığı, tersane rıhtımında yapılan suüstü onarımdan farklıdır. Gerçek bir sefer onarımı, geminin devam eden liman rotasına uyar; kapsam büyükse ekip bazen bir veya birden fazla seferi tamamlamak için gemide kalır ve ancak iş ya da üzerinde anlaşılan bölümü bittiğinde gemiden iner.
Ticari mantık oldukça basittir. Güvertede veya makine dairesinde küçük bir ekip çalışırken navlun kazanan bir gemi, işin gerçekten geminin sudan çıkmasını veya programından sapmasını gerektirmediği sürece, armatör için aynı geminin bir onarım rıhtımında atıl beklemesinden çok daha iyi bir sonuçtur. Sefer onarımını gerçekten mümkün olduğunda cazip kılan temel denge de tam olarak budur; gemi kazanmaya devam ederken bakım listesi eritilir. Bu yaklaşım, hem armatörün hem çalışan ekibin çıkarına hizmet eder.
Sefer onarımına uygun tipik işler
Havuzlama gerektirmeyen makine overhaulleri, yardımcı motorlar, pompalar, separatörler ve kompresörler; elektrik ve otomasyon işleri; valf revizyonu; boru hattı onarımları; su hattı üstü boya rötuşları ve emniyet ekipmanı bakımı, sefer onarımı kapsamında düzenli olarak yapılan işlerdir. Aslında bir geminin rutin bakım listesinin büyük bölümü, bir sonraki planlı havuzlamayı beklemek yerine bu kategoriye girer.
Bazı sualtı işleri de bu kategoriye girer. Klas onaylı sualtı sörveyleri, pervane parlatma, katodik koruma kontrolleri ve bazı durumlarda dalgıç ekipleri tarafından yapılan sualtı tekne temizliği veya küçük onarımlar, aksi halde havuzu bekleyecek işleri karşılayabilir; bunları normal bir liman uğrağında yapmak, büyük sualtı işlerinin acil hale gelmesine kadar geçen süreyi ciddi biçimde uzatabilir.
Bir işin bir sonraki havuzlama spesifikasyonuna değil de sefer onarımı listesine girmesi gerektiğine karar vermek, genellikle ekipmanın günlük durumunu bilen geminin başmühendisi ile bakım geçmişinin tamamına ve yaklaşan havuzlama kapsamına hakim olan teknik superintendent arasında ortak bir karardır. Bir geminin sefer düzeni ne kadar yoğunsa, bu iş kategorisi armatör için o kadar değerli hale gelir; çünkü havuzu beklemek anlamına gelen her gün bir maliyettir. Yoğun sefer düzenine sahip gemilerde bu kategori, bakım listesinin çoğunu kapatabilir.
Seyir halinde yapılamayacak işler
Geminin suyun dışına çıkarılmasını gerektiren her iş, su hattı altında tam çelik yenileme, şaft sökümü, dümen sökümü, sualtı teknesinin tam raspa ve boyası, hâlâ bir havuzlama gerektirir; aynı şekilde geniş erişim isteyen büyük kapsamlı işler veya seyir sırasında sevk ya da dümen güvenilirliğini kesintiye uğratacak işler de öyledir.
Genel bir kural olarak, bir iş geminin denize elverişliliğini veya mürettebatın seferin kalanında gemiyi güvenle işletme kabiliyetini tehlikeye atmıyorsa ve liman süresi ya da üzerinde anlaşılan gemide kalış süresi içinde kargo operasyonlarını aksatmadan bitirilebiliyorsa, sefer onarımına uygun bir iş olarak değerlendirilebilir. Bu iki testten birini geçemeyen her iş, yolda denenmek yerine bir sonraki havuzlamaya bırakılmalıdır.
Şüpheye düşüldüğünde daha güvenli tercih, sınırda kalan bir işi sefer onarımına sıkıştırmak yerine bir havuzlama kalemi olarak ele almaktır; çünkü seyir halinde denenip beklenenden daha kapsamlı çıkan bir onarımdan geri dönmek, planlı bir havuzlamaya ertelenmiş bir işten çok daha zordur. Bu ayrımı, her seferinde gayri resmi bir değerlendirmeye bırakmak yerine, geminin kendi bakım planlamasında açıkça yazılı hale getirmekte fayda vardır; böylece kararı her defasında yeniden tartışmak gerekmez. Bu netlik, mürettebat değiştiğinde bile aynı standardın korunmasını sağlar.
Sefer onarımını gemi programına göre planlamak
Planlama, mürettebatın arıza raporlarından iş kapsamının belirlenmesiyle başlar; ardından geminin yeterli rıhtım veya demir süresine sahip olduğu bir limanda gemiye biniş koordine edilir, ekip için seyahat, vize ve gümrük işlemleri önceden düzenlenir, yedek parça teslimatı aynı liman uğrağıyla eşleştirilir; böylece teknisyenler gemideyken bir parçayı beklemek zorunda kalmaz.
Daha büyük kapsamlar için ekip bir sefer boyunca gemide kalıp bir sonraki limanda inebilir; bu, tek bir liman duruşunun ötesinde çalışma süresi kazandırır. Bu durum, geminin kaptanı, armatörün teknik müdürü ve her limandaki yerel acentelerle biniş ve iniş için sıkı bir koordinasyon gerektirir; ve genellikle gemi zaten seyirdeyken eklenmek yerine sefer başından itibaren planlandığında en iyi şekilde işler.
Bütçe planlaması da bir havuzlamadan biraz farklıdır. Sefer onarımı, havuz ücreti gibi tersane genel giderlerini taşımadığı için karşılaştırılabilir bir iş için maliyetler genellikle daha düşüktür; ancak seyahat, yedek parça navlunu, her limandaki acente ücretleri gibi lojistik prim, birden fazla binişi gerektiren işlerde bu tasarrufun bir kısmını dengeleyebilir. En iyi sonuçlar genellikle bunu liman uğrağından çok önce sefere dahil ederek planlamaktan gelir, son dakikada karar vermekten değil; son dakika kararları neredeyse her zaman ya ekibi ya da yedek parçayı yetiştirememe riskini taşır. Erken planlama, gemi sefer sırasında olsa bile bu riski büyük ölçüde azaltır.
Mürettebatla güvenlik ve koordinasyon
Seyyar ekip üyeleri, geminin kendi emniyet yönetim sistemi içinde çalışır, toolbox talk toplantılarına katılır ve görevlerini kargo operasyonları ile vardiya nöbetleriyle koordine ederek mürettebatın kritik görevlerine müdahale etmemeye özen gösterir. Geminin kendi rutinlerine uymak yerine onları görmezden gelen bir ekip, işi hızlandırmak yerine yavaşlatan bir sürtüşme yaratma eğilimindedir.
Teknik superintendent, gemi mürettebatı ve onarım ekibi arasındaki net iletişim, işi üzerinde anlaşılan kapsam ve sürede tutar. Örneğin YEKE, ekiplerini Tuzla'dan yönetir ancak seyyar ekipleri çeşitli limanlardaki gemilere gönderir; lojistik, yedek parça ve iş gücünü armatör için tek bir irtibat noktası altında koordine eder; böylece kaptan ve teknik departman birden fazla ayrı kişi yerine sorumlu tek bir koordinatörle muhatap olur.
Dokümantasyon burada da bir havuzlama kadar önemlidir. Her sefer onarımından sonra gemide bırakılan, ne yapıldığını, hangi parçaların kullanıldığını ve ileride nelere dikkat edilmesi gerektiğini kapsayan kısa yazılı bir rapor, bir sonraki mürettebatı ve bir sonraki teknik ziyareti sıfırdan başlamak yerine bilgilendirilmiş tutar. Bu tür bir disiplin, bir armatörün tekrar tekrar aradığı bir sağlayıcı ile yalnızca bir kez kullanılan bir sağlayıcı arasındaki farkı yaratır; güven zamanla, her seferinde sözü tutulan küçük detaylarla inşa edilir. Bu güven kurulduğunda, armatör bir sonraki acil ihtiyaçta kimi arayacağını tam olarak bilir.

